Genel

Orhan Pamuk’la Nasıl Tanıştım?

26 Temmuz 2017

Aslında bu denemenin başlığı ‘Orhan Pamuk’la Nasıl Karşılaştım’ olabilirdi. Çünkü bir tanışmadansa tam anlamıyla şaşkınlık verici bir karşılaşmaydı benim için hem de hiç beklemediğim bir yerde.

Boğaz Vapuru

Ramazan’ın ilk günüydü… Havalar tam kıvamında; esintili ve terletmiyor hatta yer yer üşütüyordu. Öyle güzel bir hava vardı yani tam dışarı çıkıp gezmelik. Ben de arkadaşım Areti’yle Eminönü’nde buluştum. Önce bir sergi gezdik sonra güzel bir yemek yedik. Buluştuğumuz yere yani Eminönü iskelesine bu sefer ayrılmak üzere geri döndük. Ben vapura binecek Areti de tramvayla evine dönecekti. Tam bu sırada içimden acaba Beşiktaş’a gitsem nasıl olur diye geçirdim ve Boğaz vapurunun düdüğü çalmaya başladı alelacele kendimi Eminönü’nden kalkan ve Beşiktaş’a uğrayan Boğaz vapurunda buldum.

“Orhan Bey Siz Misiniz?”

Boğaz vapurunun kendine has dinginliğine uyum sağlayarak ben de kulağımdan yükselen müzikle sakince denizi izlemeye başladım. Üst katta kenardaydım, vapur oldukça boş, yolcu sayısı gerçekten az yani insanları fark etmek çok kolaydı. Etrafı izlerken birinin ayağa kalkıp telefonuyla manzarayı kayda aldığını gördüm. Vapurda az kişi olduğundan hemen dikkatimi çekti ve izlemeye başladım. Bir süre sonra bu yüzün bana çok tanıdık geldiğini düşündüm ve içimden “Yok artık imkanı yok ama o kişi Orhan Pamuk sanırım” dedim. Ama bu düşünceme kendimi pek ikna edemeden tanışamayacağımdan içimde dinmek bilmeyen heyecanımla Orhan Pamuk’un etrafından bir kaç tur attım. Sonunda ikna olunca tüm cesaretimi toplayıp kalbim ağzımdan çıkmadan gittim yanına ve söylediğim ilk şey “Orhan Bey siz misiniz?” oldu. Böyle saçma ve komik bir girizgah yapınca Orhan Bey de yüzünde tebessümle “Evet benim buyurun” dedi. Tabi buradan sonrası benim için ışık hızıyla geçen ama çok heyecanlandığım kıpırdamadan duramadığım bir anlar bütünü. Bana okulumu, ne işle uğraştığımı sordu bense ona yine saçmalayarak İstanbul’u nasıl buldunuz dedim… Bunun üzerine kahkahalar patladı tabi. Sen git İstanbul yazarına böyle bir soru sor. Sonrasında en sevdiğim kitaplarından bahsettim. Bazılarının adı aklıma gelmedi yine heyecandan… Mesela ‘Kafamda Bir Tuhaflık Var’ romanın adı aklıma gelmeyince kitabın baş karakteri ve çok sevdiğim Mevlut’dan bahsetmeye başladım tabiki de Orhan Bey hemen hangi kitaptan bahsettiğimi anladı.

Beşiktaş İskelesi

Vapur Beşiktaş iskelesine yanaşınca istemeyerek de olsa Orhan Bey ve arkadaşının yanından ayrıldım. Vapurdan inerken içimde tarifsiz bir mutluluk vardı. İçimdeki coşkuyu atmak adına Beşiktaş çarşıya doğru yöneldim, kalabalıkların arasına karıştım hatta biraz koştum ve bir solukta ilk gördüğüm kitapçıya girip Orhan Pamuk köşesine yöneldim. İlk gördüğüm kitabı olan Sessiz Ev’i aldım ve eve olan yolculuğum boyunca bu mucizevi karşılaşmayı düşündüm…

Bir Mucizenin Sonu

Şimdi hikayeyi kimileriniz çok abartılı bulmuş kimilerinizinse ilgisini çekmemiş olabilir ancak kitaplarını okurken kendinizden geçtiğiniz, zekasına, hayalgücüne hayran olduğunuz bir yazar varsa ve siz onu bir şekilde hayatınıza kattığınızı düşünüyorsanız sıradan bir vapur yolculuğunda o kişiyle karşılaşmak gerçekten mucizevi oluyor.

Öyle ki bu hikayeyi yakın çevreme, aileme, dostlarıma defalarca anlattım, yeri geldi abarttım yeri geldi kendimle dalga geçtim ama her seferinde ayrı bir keyif aldım. Umarım siz de yüzünüzde hafif bir tebessümle bu son satırı okuyorsunuzdur.

Mucizelere inanın…

0

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply cengiz 3 Ağustos 2017 at 13:57

    çok içten bir paylaşım olmuş. Daha mevlüt’ü şimdi okuyorum Kırmızı Saçlı Kadın’dan sonra. Çok beyfendi, müthiş bir kalem ve saygın bir kişilik Orhan Bey.

    Bende bir gün Metin Uca ile karşılaşmıştım Tophane Fasuli’de.
    +Metin Bey
    -Evet
    +Hayırdır ne yapıyorsunuz burda ( ilk cümle de batırdım)
    -hiç yemek yiyordum.
    +yok genelde Ankara’da olursunuz da. (sanki asker arkadaşım)
    -Bir proje için görüşmeye gelmiştim.
    + aaa öyle mi hayırlı olsun. ( izin verdim) Bir gösterinize gelmiştik KAdıköy’de çok güzeldi, umarım devam edersiniz. Hani şu seyircilere haşlanmış yumurta fırlatmıştınız. ( ne alaka)
    – inşallah devam ettirmek istiyorum.
    +Peki Afiyet Olsun.
    -Teşekkür ederim.

    0
    • Reply Beyza Gökalp 3 Ağustos 2017 at 21:01

      Cengiz Bey merhaba,
      siteme ilk yorumu yapan siz oldunuz çok teşekkür ederim. beni çk mutlu ettiniz. sanırım böyle beklemediğimiz yerlerde beklemediğimiz insanlarla karşılaşınca böyle oluyor 🙂 iyi ki bu güzel anınızı bizimle paylaştınız. blogunuz varsa okumak isterim lütfen yorum olarak bırakın. iyi günler.

      0

    Leave a Reply